Mala Zarar Verme Suçu

mala zarar verme sucu gebze smk hukuk burosu

I. Mala Zarar Verme Suçu: Hukuki Temeller ve Korunan Değerler

1. Mala Zarar Verme Suçu Nedir?

Mala zarar verme suçu, bir kişinin başkasına ait olan taşınır veya taşınmaz mallarına yönelik kasıtlı ve hukuka aykırı müdahalelerini cezalandırır.

Suçun Kanuni Tanımı

Kanun, bu suçu oluşturan eylemleri alternatifli (seçimlik hareketli) bir şekilde listelemiştir, yani bu fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşumu için yeterlidir. Mala zarar verme suçu, “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi” tarafından işlenir.

Suçun bu tanımı, eylemin dış dünyada somut bir zarar veya değişiklik yaratmasını gerektirir. Bu seçimlik hareketler şunlardır:

• Yıkmak: Bir yapıyı parçalayıp dağıtmak, yerle bir etmek (genellikle taşınmazlar için kullanılır).

• Tahrip Etmek: Kırıp dökmek, büyük zarar vermek, harap etmek.

• Yok Etmek: Malın maddi varlığına son vermek, ortadan kaldırmak ve sahibinin tekrar elde edemeyeceği şekilde tasarruf alanından çıkarmak.

• Bozmak: Eşyanın beklenen işlevi görmesini engelleyecek veya zorlaştıracak şekilde üzerinde tasarrufta bulunmak (tamir edilebilir hasarları da kapsar).

• Kullanılamaz Hâle Getirmek: Malın işlevini yerine getiremez duruma gelmesi; malın fiziki varlığına zarar vermemekle birlikte, amaca uygun faydalanmanın imkansızlaşması.

• Kirletmek: Malın eski haline getirilmesi için önemsiz olmayan derecede bir çabayı gerektiren pisletme eylemleri.

Suçun Yaptırımı (Temel Şekil)

Mala zarar verme suçunun temel şekli, mağdurun şikâyeti üzerine soruşturulur ve kovuşturulur. Kanun, bu suçu işleyen kişinin adli para cezası veya hapis cezası  ile cezalandırılmasını öngörmektedir.

2. Suçun Koruduğu Hukuki Değer

Mala zarar verme suçu, yüzeysel olarak sadece eşyanın fiziksel bütünlüğünü koruyor gibi görünse de, ceza hukuku bu fiille çok daha geniş hukuki değerleri güvence altına almayı amaçlar. Suç, malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında yer alır ve korunan temel değer mülkiyet hakkıdır.

Korunan Değerin Kapsamı

Korunan hukuki değer, sadece malın sahibinin ekonomik çıkarlarını değil, mal ile kurulan hukuki yetki ilişkilerini de korur. Bu değerin kapsamı şunları içerir:

• Mülkiyet Hakkı: Kişinin mal üzerindeki en geniş tasarruf ve kullanma yetkisini ifade eder.

• Zilyetlik (Fiili Hâkimiyet): Malın fiilen elinde bulundurandan doğan hakları korur. Bu nedenle Yargıtay kararları ve hukuki görüşler, zarar gören eşyadan faydalanan zilyedin de şikâyet hakkının bulunduğunu kabul eder.

• Diğer Ayni Haklar: Mülkiyetin yanı sıra, mameleki oluşturan diğer ayni haklar (sınırlı ayni haklar) da korunmaktadır.

• Alacak Hakları: Malvarlığını oluşturan diğer değerler, yani alacak hakları da bu koruma kapsamındadır.

Korunan Mal Kavramı

Mala zarar verme suçunun konusunu oluşturan mal, mutlaka ekonomik bir değere sahip olmak zorunda değildir.

• Sahipli Mal Olma Şartı: Suçun oluşabilmesi için malın başkasına ait ve sahipli olması şarttır. Kişinin kendi malına zarar vermesi kural olarak suç oluşturmaz. Sahipsiz (örneğin terk edilmiş) veya başlangıçtan itibaren sahipsiz olan mallara zarar verme bu suçu oluşturmazken, kaybolmuş eşya üzerindeki sahiplik devam ettiğinden bu suça konu olabilir.

• Maddi veya Manevi Değer: Korunan mal, maddi bir değere sahip olabileceği gibi, maddi olarak değersiz olmasına rağmen sahibinin veya zarar göreni tarafından manevi değer atfedilen bir eşya da olabilir (örneğin bir fotoğrafın yırtılması).

II. Suçun Maddi ve Manevi Unsurları: Bir Eylemin Suç Sayılmasının Şartları

Bir kişinin malvarlığına yönelik eyleminin hukuken suç teşkil edip etmediği, öncelikle bu eylemin kim tarafından, hangi mala karşı ve ne şekilde yapıldığına bağlıdır.

1. Suçun Konusu ve Mağduru: Başkasına Ait Olma Şartı

Mala Zarar Verme Suçu, özgü bir suç türü değildir, yani kural olarak ceza ehliyetine sahip herkes bu suçu işleyebilir. Ancak, suçun maddi unsurlarının başında gelen ve temel zorunluluk olan başkasına ait olma şartı, fail ve mağdur ilişkisini netleştirir.

Mağdur Kavramı (Malik ve Zilyetlik)

Bu suçun koruduğu en temel hukuki değer mülkiyet hakkı olduğu için, suçun mağduru genellikle malın sahibi olarak belirlenir.

Ancak ceza hukuku, malikten daha geniş bir koruma alanı yaratmıştır:

• Zilyedin Hukuki Konumu: TCK metni, zarar göreni tanımlarken sadece malik değil, mağdur terimini kullanmaktadır. Bu kavram, mal üzerinde fiili hâkimiyet kuran zilyedi de kapsar. Kiralanan bir mala üçüncü bir kişi zarar verdiğinde, malı fiilen kullanan kiracı, zilyet sıfatıyla mağdur sayılır ve şikâyet hakkına sahiptir.

• Başkasına Ait Olma Şartının İstisnası: En önemli hukuki ayrım burada ortaya çıkar. Bir kişinin kendi mülkiyetindeki veya fiilen zilyedi olduğu mala zarar vermesi halinde, başkasına ait mal şartı gerçekleşmediği için mala zarar verme suçu oluşmaz. Örneğin, bir kiracının, kiraladığı evin iç kısmında bulunan kapıyı kırması eylemi, evi fiilen kullananın (zilyedin) sanık olması nedeniyle hukuken suç sayılmaz.

• Paylı Mülkiyet: Bir mal üzerinde birden çok kişinin ortak (paylı veya elbirliğiyle) mülkiyeti varsa, maliklerden birinin ortak mala zarar vermesi halinde, yine başkasına ait mal şartı oluşmadığı gerekçesiyle suçun maddi unsurları gerçekleşmeyebilir. Somut olaya göre değerlendirme yapılır.

Suçun Konusu

Suçun maddi konusunu, üzerinde hâkimiyet kurulabilen ve başkasına ait olan taşınır veya taşınmaz mallar oluşturur.

2. Seçimlik Hareketler: Zarar Vermenin Yolları

TCK’nın 151. maddesi, suçun gerçekleşebileceği altı farklı eylemi (seçimlik hareketi) tanımlar. Bu eylemlerden herhangi birinin yapılması, suçun maddi unsurunun oluşması için yeterlidir:

Seçimlik HareketTanım ve Önemli Detaylar
YıkmakBir yapıyı çökertmek, parçalayıp dağıtmak, yerle bir etmek. Bu eylemle taşınmazın eski kullanma biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz hale getirilmesi amaçlanır. Taşınmazların yanı sıra, beton direk veya duvar gibi yapılmışlık niteliği taşıyan taşınır mallara karşı da söz konusu olabilir.
Tahrip EtmekKırıp dökmek, harap etmek, büyük zarar vermek. Tahrip etme, yıkma veya yok etmeye varan en ağır zarar verme hallerinden biri olup, malın şekli yapısını da etkileyen ciddi hasarları içerir.
Yok EtmekBaşkasına ait malın maddi varlığına kısmen veya tamamen son vermek, ortadan kaldırmak. Mal sahibinin o şeyi tekrar elde edemeyeceği veya büyük güçlüklerle elde edebileceği şekilde tasarrufundan çıkarmak anlamına gelir.
BozmakBir şeyin kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma gelmesi. Malın tahsis amacına uygun faydalanmasını kısmen veya tamamen yok eden veya zorlaştıran her türlü müdahaledir. Bozma eyleminin, malın geçici olarak kullanılamaz hale gelmesi durumunu da kapsadığı kabul edilir.
Kullanılamaz Hale GetirmekMalın fiziki varlığına dokunulmasa bile, işlevini yerine getiremez hale sokmak. Bozmaktan farkı, bu durumun genellikle tamir edilemez veya eski haline getirilemez bir sonuç doğurmasıdır, bu da malın ekonomik değerini düşürür.
KirletmekMalın temizlenerek önceki haline getirilmesi için önemsiz olmayan, ciddi bir çabayı gerektiren pisletme eylemleri. Örneğin, binanın duvarına yazı yazmak veya afiş yapıştırmak bu kapsamdadır. Yıkama veya basit bir işlemle kolayca giderilebilecek kirletmeler suç teşkil etmez.

3. Suçun Manevi Unsuru: Kastın Varlığı

Bir eylemin cezai sorumluluk doğurabilmesi için, failin bu eylemi bilinçli bir zihinsel bağ ile gerçekleştirmiş olması gerekir. Mala Zarar Verme Suçu, manevi unsur olarak kastı aramaktadır.

Kast ve Olası Kast

Kast, Türk Ceza Kanunu’na göre, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu suçun oluşması için failin, zarar verme bilinciyle hareket etmesi yeterlidir.

Mala zarar verme suçu, aynı zamanda olası kastla da işlenebilir. Olası kast, failin, eylemi sonucunda suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi, yani olursa olsun mantığıyla neticeyi kabullenmesi durumudur.

Taksirle İşlenememe Kuralı

Mala zarar verme suçu, kural olarak taksirle işlenemez.

Bu, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne uymaması nedeniyle malın zarar görmesi durumunda ceza verilmeyeceği anlamına gelir. Kanun, bu suçun sadece kasıtlı davranışlarla cezalandırılacağını açıkça kabul etmiştir. Ancak, taksirli bir hareket sonucunda başka bir suçun oluşması mümkün olabilir.

III. Kiracılar, Paydaşlar ve Zilyetliğe İlişkin Özel Durumlar

Mala zarar verme suçunun temel şartı, zararın başkasına ait bir mal üzerinde meydana gelmesidir. Bu şart, kiracılık ve ortak mülkiyet durumlarında kritik hukuki ayrımlara yol açmaktadır.

1. Kiralanan Mala Zarar Verilmesi Durumu (Kiracının Hukuki Konumu)

Kiracılık ilişkisi, mal üzerindeki mülkiyet hakkı ile fiili hâkimiyet hakkının farklı kişilerde toplanmasına neden olur.

Kiracının Şikâyet Hakkı ve Zilyetlik Kavramı

Hukuk düzeni, mülkiyet hakkının yanı sıra, mal üzerinde fiilen hâkimiyet kuran kişinin haklarını da korumaktadır.

• Zilyetlik Kavramı ve Hukuki Koruma: Türk Ceza Kanunu, bu suçun mağduru olarak sadece maliki (sahibi) değil, aynı zamanda suçtan doğrudan doğruya zarar gören mağduru esas alır. Mağdur terimi ise, mal üzerinde meşru bir şekilde fiili hâkimiyet kuran zilyedi de kapsar.

• Kiracının Şikâyet Hakkı: Kiralanan bir mala, mal sahibi dışındaki üçüncü bir kişi tarafından zarar verildiğinde, kiracı bu malı kullanma hakkına sahip olduğu için fiilen zarara uğrayan kişi (gerçek zarar gören) olarak kabul edilir. Bu nedenle, kiracı, kiraladığı eve veya araca dışarıdan bir zarar geldiğinde, zilyet sıfatıyla şikâyet hakkına sahip olacaktır.

“…Mala zarar verme suçu ile korunan hukuki yarar mülkiyet hakkı ise de; zarar verilen eşyanın zilyetliğinin malik dışında üçüncü bir kişide bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetliğin sağladığı hakların da koruma altında olacağı, buna göre; bu gibi hallerde malik dışında suça konu eşyadan yararlanan kişinin de işlenen suç nedeniyle şikâyet hakkına sahip olacağı gözetilmeksizin işin esasına girilmeden yazılı şekilde soruşturma şartının usulüne uygun olarak gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA…” (Yargıtay 2. CD. 564/16210 T. 06/10/2021)

Kiracının Kendi Kiraladığı Mala Zarar Vermesi

Kiracının, kiralanan mala kendisinin zarar vermesi ise hukuken çok farklı bir sonuca yol açar. Bu durumda mala zarar verme suçunun unsurlarının oluşmadığı, duruma göre kabul edilebilmektedir.

Mala zarar verme suçunun en önemli şartı, fiilin başkasına ait mal üzerinde işlenmesidir. Kiracı, evi veya malı kullanırken o mal üzerinde fiili hâkimiyet kuran kişi olduğundan, hukuki olarak kendi zilyetliğindeki bir eşyaya zarar vermiş sayılır.

Kiracı olarak oturulan evin iç kısmında bulunan bir kapının kırılarak zarar verilmesi eylemi, evin fiilen kullananı sanık kiracı olduğu için başkasına ait mal şartını sağlamaz ve bu nedenle ceza hukuku anlamında mala zarar verme suçu oluşmaz. Olayın kira sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf kapsamında kalıp kalmadığı önem taşımaktadır.

“… Sanığın kiracı olarak oturduğu dairenin cam ve pencerelerine zarar … olduğundan bahisle hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de eylemin taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. …” (Yargıtay 2. CD. 13403/7616 T. 23/11/2023)

“… Sanığın, katılanın kiracısı olduğu, suç tarihinde yaşadığı buhran sonucu kiracı olarak kaldığı evi benzin dökerek yaktığı, sanığın bu şekilde nitelikli mala zarar verme suçunu işlediği anlaşıldığından mahkemenin sanığın mahkümiyetine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. …” (Yargıtay 23. CD. 14620/5554 T. 22/10/2015)

2. Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde Durum (Hissedarlar)

Birden fazla kişinin ortak olduğu mülkiyette (birlikte mülkiyet) ise durum, ortaklığın türüne (paylı veya elbirliği) ve ortaklar arasındaki fiili kullanıma göre değişir.

Paylı Maliklerin Durumu

Paylı mülkiyette (hisseli mülkiyet), her malikin mal üzerinde belirli bir payı bulunur.

• Malikin Ortak Mala Zarar Vermesi: Bir hissedarın, ortak mülkiyetteki bir mala (örneğin bir ağaca) zarar vermesi eyleminin, hukuken diğer maliklerin haklarını zedeleyip zedelemediği değerlendirilir.

“… Sanığın tanık …’dan ağacın cevizlerini silkelemesini ve dalını kesmesini istemesi sonucu tanığın ağacın dalını keserek zarar vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu ağacın fiili taksim sonucu katılana tahsis edilen alanda bulunduğunun belirlenmesi halinde, sanığın eyleminin; TCK’nın 152/1-c. maddesinde düzenlenen dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme suçunu oluşturabileceği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, …” (Yargıtay 2. CD. 23742/9843 T. 18/05/2021)

• Fiili Taksimin Önemi: Eğer ortaklar arasında taşınmazın fiilen taksimi yapılmışsa ve malik, kendi fiili kullanımında olan alana zarar vermişse, bu durumda suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmektedir.

Elbirliği Mülkiyetinde Durum

Elbirliği mülkiyeti (genellikle miras yoluyla oluşan ortaklık), ortakların paylarının belirlenmediği ve malın üzerinde ortaklaşa karar alınması gereken bir mülkiyet türüdür.

• Zarar Verme Suçunun Oluşmama İhtimali: Elbirliği mülkiyetine konu olan bir mala maliklerden biri zarar verdiğinde, sanığın ortak mal üzerinde malik olması sebebiyle kendi malına zarar verilemeyeceği savunması yapılabilecektir. Ancak aksi durum da somut olaya göre her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

“… Türk Medeni Kanunu’nun 701 ve devamı maddelerinde düzenlenen elbirliği halinde mülkiyette hiçbir ortağın üzerinde müstakilen tasarrufta bulunabileceği payının olmadığı, ortaklardan her birinin mülkiyete konu eşyanın tamamı üzerinde hak sahibi oldukları, bu bilgiler ışığında somut olayın koşulları değerlendirildiğinde; katılan … ile sanık …’ın aralarında suça konu kömürlüğün de yer aldığı tereke mallarının tamamı üzerinde elbirliği şeklinde mülkiyet hakkına sahip oldukları, sanık …’ın ise mirasçı olmaması nedeniyle suça konu bu mallar üzerinde herhangi bir tasarruf hak ve yetkisinin bulunmadığı, buna göre sanık …’ın katılan …’nin tamamı üzerinde hak sahibi olduğu kömürlüğe yıkmak suretiyle zarar vermesi şeklindeki eyleminde sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun tüm unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın üzerine atılı bu suçtan mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi, …” (Yargıtay 23. CD. 13777/3382 T. 08/07/2015)

• Anlaşmalı Kullanım Vurgusu: Tıpkı paylı mülkiyette olduğu gibi, elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğunda da, ortaklar arasında rızai taksim veya kullanıma dair anlaşmaların var olup olmadığının araştırılması, ceza hukuku bağlamında bir değerlendirme yapılabilmesi için önemli kabul edilmektedir.

IV. Nitelikli Haller: Toplumsal Tehlikeyi Artıran Durumlar (TCK m. 152)

Mala zarar verme suçunun nitelikli halleri, üç ana başlık altında toplanmaktadır: Malın konusu, failin saiki ve suçun işleniş biçimi.

1. Malın Konusu Bakımından Nitelikli Haller

Bu nitelikli haller, zarar gören malın kamuya hizmet etmesi veya özel bir koruma amacına tahsis edilmiş olması nedeniyle cezayı artırır.

a) Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait, Kamu Hizmetine Tahsis Edilmiş veya Kamunun Yararlanmasına Ayrılmış Eşyalar

Suç, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da kamu hizmetine tahsis edilmiş (ayrılmış) yer, bina, tesis veya diğer eşyalar hakkında işlenirse ceza artırılır.

Bu kapsamdaki bir eşyanın nitelikli hal oluşturması için, sadece kamuya ait olması yeterli değildir; aynı zamanda kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına açık olması gerekir.

• Kapsam: Bu tanım, köprüler, yollar, kaldırımlar, kanalizasyon boruları, trafik işaretleri, parklardaki oturma yerleri ve oyun grupları gibi kamuya hizmet eden her türlü varlığı içerir.

• Mülkiyet Şartı: Malın mülkiyetinin devlete ait olması şart değildir; kamunun yararlanmasına ayrılmış olması yeterlidir.

b) Yangına, Sele, Taşkına, Kazaya ve Diğer Felaketlere Karşı Korunmaya Tahsis Edilmiş Tesisler

Bu bent, yangın, sel, taşkın, kaza ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında mala zarar verme suçu işlenmesini ağırlaştırıcı neden sayar. Bu tesisler, genellikle toprak kaymasını önleyen duvarlar, su tutan bentler ve afetlere karşı genel koruma araçlarıdır. Amaç, bu koruyucu mekanizmalara zarar verilmesiyle toplum için oluşabilecek büyük tehlikenin önlenmesidir.

c) Dikili Ağaçlar, Fidanlar ve Bağ Çubuklarına Zarar Verme

Suçun, devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında işlenmesi cezanın artırılmasına neden olur.

d) Sulamaya veya İçme Sularının Sağlanmasına Yarayan Tesisler Hakkında İşlenmesi

Mala zarar verme suçunun, sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında işlenmesi nitelikli haldir.

Bu madde sadece tarımsal sulama yapılarını değil, aynı zamanda içme suyu kaynaklarını çıkarmak, depolamak ve insanlara ulaştırmak için kurulan tüm tesisleri (su kaynağı depoları, su yolları ve çeşmeler gibi) kapsar.

2. Fail veya Saik Bakımından Nitelikli Haller (TCK m. 152/1-e, f, g)

Bu durumlar, eylemin özel bir toplumsal ortamda (işçi-işveren ilişkisi, siyaset) veya özel bir motivasyonla gerçekleştirilmesi nedeniyle cezayı artırır.

e) Grev veya Lokavt Hallerinde İşçi/İşveren Mallarına Zarar Verme

Grev veya lokavt hâllerinde, işverenlerin veya işçilerin yahut işveren veya işçi sendika/konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında suç işlenmesi ceza artırımını gerektirir.

İş anlaşmazlıkları sırasında taraflar arasında çıkan çatışmalarda mal varlığına zarar verme olasılığının yüksek olması nedeniyle, bu mallar özel olarak korunmuştur. Bu bent, grevin veya lokavtın kanuni veya kanun dışı olup olmamasıyla ilgilenmez.

f) Siyasi Partilerin ve Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Mallarına Zarar Verme

Suçun siyasî partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında işlenmesi ağırlaştırıcı neden sayılır.

g) Görevinden Ötürü Öç Almak Amacıyla Bir Kamu Görevlisinin Zararına İşlenmesi

Mala zarar verme suçunun, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak işlenmesi, görevi sona ermiş olsa bile nitelikli haldir.

• Esas Unsur (Saik): Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin eylemi gerçekleştirme saikinin (motivasyonunun) mutlaka kamu görevlisinin yaptığı işle ilgili öç alma niyeti taşıması gerekir. Genel bir düşmanlık yeterli değildir.

• Malın Aidiyeti: Zarar verilen malın mutlaka kamu görevlisinin malı olması gerekir; örneğin öğretmenden öç almak için okulun camlarının kırılması (okulun malına zarar verme), bu bent kapsamında değerlendirilmez.

3. İşleniş Biçimi Bakımından Nitelikli Haller (TCK m. 152/2-a, b, c)

Bu fıkrada sayılan haller, suçun işlenişinde kullanılan araç veya yöntemin yarattığı tehlikenin büyüklüğü nedeniyle cezayı artırır. Bu hallerde, TCK 151’in temel cezası veya TCK 152/1’in cezası artırılır.

a) Yakarak, Yakıcı veya Patlayıcı Madde Kullanarak İşlenmesi

Bu eylemler, yangın, sel, taşkın, kaza, afet gibi durumlar yaratması nedeniyle, faile verilecek ceza artırılır.

Bu yöntemler (molotof kokteyli, benzin dökerek yakma gibi) yalnızca hedefteki mala değil, aynı zamanda üçüncü kişilere ve onların mallarına da büyük tehlike yaratır.

b) Toprak Kaymasına, Çığ, Sel veya Taşkına Neden Olmak Suretiyle İşlenmesi

Mala zarar verme eyleminin, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkına neden olacak şekilde işlenmesi nitelikli haldir.

• Şart: Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, failin eylemi sonucunda (örneğin dikili ağaçları keserek veya koruyucu bir duvarı yıkarak) bu afetlerden birinin fiilen meydana gelmesi gerekir.

c) Radyasyon, Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanımı

Suçun radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silâh kullanarak işlenmesi cezada artırım sebebidir.

• Silah Kavramı: TCK, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, zehirleyici ve nükleer/radyoaktif maddeleri geniş anlamda silah kapsamında değerlendirir.

• Uygulama Alanı: Basit fare zehrinin bile komşunun hayvanını öldürmek için kullanılması durumunda, suçun işleniş biçimine bağlı olarak “kimyasal silah” kullanımı kapsamında değerlendirilebileceği ileri sürülmektedir. Yine, sebze ve meyve fidanlarına kimyasal madde sıkılarak zarar verilmesi bu kapsamda değerlendirilmiştir.

4. Özel Nitelikli Hal: Kamu Hizmetinin Aksamasına Neden Olma (TCK m. 152/3)

TCK 152. maddesine daha sonra eklenen bu özel hüküm, mala zarar verme suçunun (temel şekli veya diğer nitelikli halleri) işlenmesi sonucunda; haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde uygulanır.

VI. Hukuk Önünde Mala Zarar Verme: Sorumluluğu Belirleyen Kurallar ve Yargılama Süreci

Mülkiyet haklarına yönelik saldırı olan mala zarar verme suçu, yalnızca eylemin kendisiyle sınırlı kalmaz; bu eylemin yargılanma şekli ve failin sorumluluğunu hafifleten veya tamamen ortadan kaldıran hukuki durumlar, davanın sonucunu kökten değiştirebilir. İstanbul Çağlayan Adliyesi’nden Diyarbakır’daki yerel mahkemelere kadar tüm hukuk sistemi, bu karmaşık durumları titizlikle inceler.

İşte TCK’nın (Türk Ceza Kanunu) bu suç tipine uyguladığı temel muhakeme usulleri ve sorumluluğu etkileyen özel haller:

1. Muhakeme Usulü ve Şikâyet

Mala Zarar Verme suçu, diğer malvarlığı suçları gibi, soruşturma ve kovuşturma süreçleri açısından özel kurallara tabidir.

Temel Şeklin Şikâyete Bağlı Olması

Mala Zarar Verme suçunun temel şekli (TCK m. 151), suçtan zarar gören kişinin şikâyetine tabi tutulmuştur. Şikâyet, zarar görenlerin ceza muhakemesi yapılmasını ve failin cezalandırılmasını istemek suretiyle yetkili makamlara yaptıkları başvurudur. Şikâyet olmaksızın soruşturma veya kovuşturma yapılamamaktadır. Şikâyet hakkı, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlayarak altı ay içinde yetkili makamlara yapılmalıdır.

Şikâyetin Aranmadığı İstisnai Haller

TCK m. 152’de yer alan suçun nitelikli hallerinin varlığında ise, temel şeklinin aksine şikâyet aranmaz. Bu durumlarda soruşturma ve kovuşturma resen (kendiliğinden) yapılır.

Ayrıca, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde (TCK m. 142/4), bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.

Dava Zamanaşımı ve Düşme Kararı

Şikâyet süresi altı ay olarak belirlenmiştir. Yargılama sürecinde sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilebilir.

Uzlaştırma Müessesesi

Mala Zarar Verme suçu, uzlaştırmaya tabi suçlardan biridir. Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcisinin, uzlaştırmacı aracılığıyla uyuşmazlığı çözme sürecidir. Bu sürecin sonucuna göre yargılamanın devam edip etmeyeceğine karar verilir.

2. Ceza Sorumluluğunu Kaldıran Durumlar

Hukuka uygunluk nedenleri, kanunun tarifine uygun bir fiilin, hukuka aykırılık unsurunu ortadan kaldırarak fiili suç olmaktan çıkarması anlamına gelir.

Hakkın İcrası ve Kanun Hükmünü Yerine Getirme (TCK m. 24, 26)

Yargı makamınca verilen bir kararı (örneğin yıkım emrini) icra eden memurun eylemi, kanunun hükmünü yerine getirme kapsamında hukuka uygundur. Hakkın icrası (kullanılması) (TCK m. 26/1), kişilere yasal olarak tanınan hakların (savunma hakkı veya meslek icrası gibi) sınırları içinde hareket edilmesini ifade eder.

Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali (TCK m. 25)

• Meşru Savunma (TCK m. 25/1): Gerek kendisine, gerekse başkasına ait bir hakka yönelmiş haksız bir saldırıyı, o anki hal ve koşullara göre orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiiller cezalandırılmaz. Mala zarar verme suçu da meşru savunma kapsamında işlenebilir; örneğin, keçisine saldıran köpeğin öldürülmesi meşru (haklı) görülmüştür.

• Zorunluluk Hali (TCK m. 25/2): Kişinin, bilerek neden olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak amacıyla tehlikenin ağırlığı ile orantılı olarak işlediği fiillerden dolayı ceza verilmez. Örneğin, başkasının evinde çıkan yangını söndürmek amacıyla kapıyı kırmak, zorunluluk hali nedeniyle cezalandırılmayacaktır.

İlgilinin Rızası (TCK m. 26/2)

Kişinin, üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olarak bildirdiği rızası doğrultusunda işlenen fiil sebebiyle kimse cezalandırılmaz. Mala zarar verme suçunda, malın sahibi veya zilyedi, malına zarar verilmesine rıza gösterdiğinde, eylem hukuka uygun hale gelir. Bu rızanın, fiil işlenmeden önce veya en geç işlendiği sırada açıklanması gereklidir.

Hata Halleri (TCK m. 30)

• Maddi Unsurlarda Hata (TCK m. 30/1): Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse (eksik veya yanlış bilen), kasten hareket etmiş olmaz. Örneğin, kişinin başkasına ait bir malı kendisinin zannıyla kırması. Mala Zarar Verme suçu, kanunda taksirle işlenmesi halinde cezalandırılmadığı için, bu tür bir maddi hatada (eğer taksir de yoksa) ceza sorumluluğu doğmayacaktır.

• Hukuka Aykırılıkta Hata (Yasak Hatası) (TCK m. 30/3, 30/4): Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişinin, bu yanılgısından yararlanabileceği düzenlenmiştir. Örneğin, mağdurun rızası bulunmadığı halde, failin rıza olduğunu zannetmesi kusuru ortadan kaldırabilir, ancak bu hatanın kaçınılmaz olması gereklidir.

3. Etkin Pişmanlık (TCK m. 168)

Etkin pişmanlık (TCK m. 168), suç tamamlandıktan sonra failin pişmanlık göstererek kanunda belirtilen bazı hareketleri yapması durumunda cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi bir sebep niteliğindedir. Mala Zarar Verme suçu, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan suçlardandır.

Etkin Pişmanlığın Koşulları ve Cezada İndirim Oranları

Soruşturma Başlamadan Önce: Suç tamamlandıktan ve fakat hakkında kovuşturma (kamu davası) başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı tamamen gidermesi (aynen geri verme veya tazmin) halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Kovuşturma Başladıktan Sonra: Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

Kısmen Tazmin Durumunda Mağdurun Rızası

Zararın kısmen geri verme veya tazmin yoluyla giderilmesi halinde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. Eğer mağdur sayısı birden fazlaysa, hepsinin rızası şarttır.

4. Şahsi Cezasızlık ve İndirim Sebepleri (Akrabalık): Aile İçi Hukuk

TCK m. 167’de düzenlenen bu hükümler, aile mensupları arasındaki ilişkilere adli mercileri karıştırmaktan kaçınmak ve aile bütünleşmesini korumak amacıyla getirilmiştir.

Yağma Hariç Malvarlığı Suçlarında Uygulanan Akrabalık İlişkileri

Bu düzenleme, Yağma ve nitelikli yağma hariç, TCK’nın malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan tüm suçlarda uygulanır.

Cezasızlık Sebepleri (TCK m. 167/1)

Bu akrabaların zararına işlenen suçlarda, fail hakkında cezaya hükmolunmaz:

• Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri. (Evliliğin resmi olarak yapılmış olması şarttır).

• Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından biri (örneğin kayınvalide, kayınpeder, gelin, damat) veya evlat edinen veya evlatlık. Bu hısımlıklar, ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar cezadan muafiyet sağlar. Kayın hısımlığı, evliliğin sona ermesiyle bile hukuken sonlanmaz (ancak bu husus Yargıtay nezdinde tartışmalıdır).

• Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri. (Aynı konutta sürekli yaşama durumu aranır).

Cezada İndirim Gerektiren Sebepler (TCK m. 167/2)

Bu akrabaların zararına işlenen suçlarda, şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir:

• Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden biri.

• Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden biri.

• Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımları.

Mala Zarar Verme Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Mala zarar verme suçunun cezası ne kadardır?
Suçun basit halinin cezasının alt sınırı kısa süreli hapis veya adli para cezasıdır. Eğer suç kamu malına karşı, yakarak veya patlayıcı madde kullanarak işlenirse kısa uzun süreli hapis cezası verilme ihtimali bulunmaktadır.
Başkasının arabasını çizmek veya lastiğini patlatmak suç mudur?
Evet, bir aracın kaportasını çizmek, aynasını kırmak veya lastiklerini kesmek mala zarar verme suçunu oluşturur. Araç sahibinin şikayeti üzerine soruşturma açılır. Eğer araç kamu hizmetine tahsis edilmişse (örneğin belediye otobüsü), şikayet aranmaksızın işlem yapılır.
Zararı ödersem cezam düşer mi?
Evet, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Eğer mağdurun zararı dava açılmadan önce ya da sonra olması cezada yapılacak indirimin miktarını etkileyebilir.
Mala zarar verme suçu şikayete tabi midir, uzlaşma olur mu?
Suçun basit hali şikayete tabidir ve taraflar arasında uzlaşma hükümleri uygulanabilir. Yani mağdur şikayetini geri çekerse veya uzlaşma sağlanırsa dava düşer. Ancak suçun nitelikli halleri şikayete tabi değildir, savcılık resen soruşturur ve uzlaşma kapsamında değildir.
Kiracının eve zarar vermesi mala zarar verme suçu sayılır mı?
Kiracının evde meydana getirdiği hasarlar genellikle “hukuki ihtilaf” (borçlar hukuku) olarak değerlendirilir. Ancak kiracı, kasten ve zarar verme kastıyla (örneğin pencereleri kırmak, duvarları yıkmak, tesisatı sökmek gibi) hareket ettiyse, bu durum mala zarar verme suçunu oluşturabilir. Yargıtay kararları olayın özelliğine göre değişmektedir.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (GOSB) iş yerinde işçinin makinelere zarar vermesi durumunda süreç nasıl işler?
Gebze, yoğun sanayi bölgesi olduğu için bu tür vakalar sık yaşanır. Bir işçinin iş yerindeki makine veya teçhizata kasten zarar vermesi hem ceza davasına hem de İş Kanunu 25/II gereği tazminatsız işten çıkarmaya (haklı fesih) sebep olabilir. Suç Gebze mülki sınırları içinde işlendiği için soruşturma Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür ve davalar Gebze Asliye Ceza Mahkemeleri’nde görülür. İşveren, oluşan maddi zararın tazmini için ayrıca hukuk mahkemelerinde dava açabilir.

UYARI

Bu yazı, mala zarar verme suçu hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın koşulları farklılık gösterebilir. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Yazıdaki bilgilerde zaman içinde yasal değişiklikler meydana gelebileceğinden, güncelliği ayrıca kontrol edilmelidir. Yazımız hakkındaki soru ve görüşleriniz için iletişim sayfamızdaki kanallardan ya da sağ alt köşedeki sohbet butonundan bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı faydalı buldunuz mu? Arkadaşlarınızla sosyal medya üzerinden paylaşarak daha fazla kişinin faydalanmasını sağlayabilirsiniz.
Scroll to Top
WhatsApp whatsapp