Türkiye’de orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlar, yani 2/B arazileri, uzun yıllardır en karmaşık mülkiyet tartışmalarına konu oluyor. Bu alanlar çoğu zaman kuşaktan kuşağa kullanılan, ancak hukuken Hazine adına kayıtlı taşınmazlardır. 2/B çalışmalarının ardından yapılan satış ve tescil işlemleri tamamlanınca, sonradan açılan tapu iptali davaları genellikle “geç mi kaldım?” sorusuyla karşılaşır.
Bazı Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları, zilyet şerhi (fiilî kullanıcı kaydı) ve dava zamanlaması konularında önemli ölçüde açıklık getirmiştir.
Zilyet Şerhi Olan Kişiye Yapılan Satış Geçerlidir
Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarihli kararında (E.2017/3807, K.2017/6762), 2/B arazilerinde tapu iptali ve tescil talebi ile ilgili olarak zilyetlik şerhi konusuna ışık tutulmuştur.
Davacı, taşınmazın kendisine veya babasına ait olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Ancak kadastro tutanağında, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalının fiilen kullandığı şerh edilmişti. Bu taşınmaz daha sonra 6292 Sayılı Kanun uyarınca şerh sahibi kişiye satılarak adına tescil edilmiştir.
Yargıtay, taşınmazın zaten zilyet şerhi bulunan kişiye satıldığını, dolayısıyla tapu kaydının yolsuz olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuç: Zilyet şerhi sahibi kişi lehine yapılan satış geçerlidir; bu durumda sonradan açılan tapu iptali davaları dinlenmez.
6292 Sayılı Kanun Kapsamında Satıştan Sonra Açılan Davalar
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin 22.05.2017 tarihli kararı (E.2017/991, K.2017/960), dava zamanlamasının önemini vurgulamaktadır.
Olayda, 2/B niteliğindeki taşınmaz önce Hazine adına tescil edilmiş, ardından beyanlar hanesinde kullanıcı olarak görünen kişiye 6292 Sayılı Kanun uyarınca satılmıştır.
Davacı, satıştan sonra tapu iptali davası açmıştır. Ancak mahkeme, bu tür davaların satıştan önce ve Hazine’ye karşı açılması gerektiğini belirtmiş; satış tamamlanıp tapuya tescil edildikten sonra açılan davaların hukuken dinlenemeyeceğine hükmetmiştir.
Sonuç: 6292 Sayılı Kanun kapsamında satış tamamlandıktan sonra açılan tapu iptali davaları reddedilir.
Genel Değerlendirme
Her iki karar da, 2/B arazilerinde tapu iptali ve tescil talebi olan tapudan önceki hak sahipleri aleyhinde olup zamanlama ve zilyetlik şerhinin belirleyici olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
- Kadastroda zilyetlik şerhi bulunan kişiye satış yapılmışsa, tapu iptali talebi reddedilir.
- Satış işlemi 6292 Sayılı Kanun kapsamında tamamlanmış ve dava satıştan sonra açılmışsa, mahkemeler bu davaları dinlemez.
Bu nedenle, 2/B taşınmazlarında dava açmadan önce taşınmazın beyanlar hanesi, satış tarihi ve tescil durumu dikkatle incelenmelidir. Taşınmazın mülkiyeti konusunda hak iddiası varsa zilyetlik şerhinin düzeltilmesi için tapu verilmeden önce itirazlar yapılmalı ve gerekiyorsa dava açılmalıdır.
📚 Kaynaklar:
- Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 23.10.2017, E.2017/3807, K.2017/6762
- İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi, 22.05.2017, E.2017/991, K.2017/960
- 6831 Sayılı Orman Kanunu
- 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun
2/B Arazilerinde Tapu İptali ve Zilyetlik Hakkında Sık Sorulan Sorular
2/B arazisi nedir ve neden bu kadar tartışmalıdır?
Zilyetlik şerhi nedir ve 2/B arazilerinde neden önemlidir?
Zilyetlik şerhi olan kişiye satış yapılmışsa tapu iptali davası açılabilir mi?
6292 sayılı Kanun kapsamında satıştan sonra tapu iptali davası açılabilir mi?
2/B arazilerinde dava açmadan önce nelere dikkat edilmelidir?
- Beyanlar hanesinde zilyetlik şerhi bulunup bulunmadığı,
- Satışın 6292 sayılı Kanun kapsamında tamamlanıp tamamlanmadığı,
- Davanın satıştan önce mi sonra mı açıldığı,
- Taşınmazın halen Hazine adına kayıtlı olup olmadığı,
- Kadastro ve 2/B işlemlerine ilişkin sürelerin geçip geçmediği.
UYARI
Bu yazı, 2/B arazilerinde tapu iptali ve tescil talebi hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın koşulları farklılık gösterebilir. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Yazıdaki bilgilerde zaman içinde yasal değişiklikler meydana gelebileceğinden, güncelliği ayrıca kontrol edilmelidir. Yazımız hakkındaki soru ve görüşleriniz için iletişim sayfamızdaki kanallardan ya da sağ alt köşedeki sohbet butonundan bize ulaşabilirsiniz.



