Kısa cevap: İşveren, işçinin işverene ait aracı kullanırken aldığı trafik idari para cezasını kural olarak işçinin maaşından tek taraflı kesemez. Kesinti yapılabilmesi için işçinin açık ve yazılı rızası ya da bir mahkeme kararı gerekir. Bu şartlar oluşmadan yapılan kesinti hukuka aykırı kabul edilir; işçi, kesilen tutarı geri isteyebilir ve koşulları varsa iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.

Giriş: Şirket Aracıyla Alınan Trafik Cezası Neden Uyuşmazlık Doğurur?

Trafik cezası işçinin maaşından kesilir mi sorusu, özellikle şirket aracı kullanan işçiler bakımından sıkça gündeme gelir. Şoförler, plasiyerler, kuryeler ve saha satış personeli gibi araçla çalışan işçiler için trafik cezaları, işin günlük akışı içinde karşılaşılabilen olağan çalışma risklerinden biridir. Uygulamada işveren, cezayı ödedikten sonra bu tutarı bordroya “trafik cezası kesintisi” olarak yansıtmakta ve işçinin ücretinden doğrudan düşebilmektedir.

Ancak Türk iş hukukunda ücret, işçinin temel geçim kaynağı olduğu için özel şekilde korunur. Bu nedenle işverenin, işçiye ait olduğunu düşündüğü bir borcu doğrudan maaştan kesmesi her durumda mümkün değildir. İşçinin maaşından izinsiz trafik cezası kesintisi yapılması, ücretin eksik ödenmesi sonucunu doğurabilir ve bu durum işçi açısından kesilen tutarın iadesi, haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı gibi önemli sonuçlara yol açabilir.

Bu yazıda, işverene ait araçla yapılan trafik ihlallerinde cezanın kimden tahsil edileceği, işverenin işçiye rücu veya tazmin talebi ileri sürüp süremeyeceği, maaştan tek taraflı kesinti yasağının kapsamı ve Yargıtay kararlarında bu konunun nasıl değerlendirildiği ele alınmaktadır.

Trafik Cezası Kime Aittir: Sürücüye mi, İşverene mi?

Trafik idari para cezası, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu anlamında bir idari yaptırımdır ve Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan cezaların şahsiliği ilkesiyle bağlantılıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 116 uyarınca, sürücünün olay yerinde tespit edilemediği EDS, radar veya hatalı park gibi ihlallerde ceza, tescil plakasına göre araç sahibine tebliğ edilir. Şirket aracı söz konusu olduğunda araç sahibi çoğu zaman işverendir ve ceza da bu nedenle işverenden tahsil edilir.

Kabahatler Kanunu m. 8/2 de iş sahibinin sorumlu tutulabileceğini öngörür. Bu hükümler, trafik cezasının Devlete karşı kime yöneltileceğini ve kimden tahsil edileceğini belirler. Fakat işçi ile işveren arasındaki iç ilişkide, ödenen ceza tutarının nihai olarak kime yükletileceği ayrı bir meseledir. Bu mesele, yalnızca trafik hukuku kurallarıyla değil, iş hukukunun ücreti koruyan emredici hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle işverenin cezayı ödemiş olması, ona işçinin ücretine doğrudan müdahale etme hakkı vermez. İşverenin işçiye karşı bir talebi bulunduğunu düşünmesi başka, bu talebi maaştan tek taraflı kesinti yaparak tahsil etmeye çalışması başkadır.

İşçinin Sorumluluğu Doğabilir, Ancak Bu Maaştan Doğrudan Kesinti Anlamına Gelmez

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 400’e göre işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Bu hüküm uyarınca, işverenin belirli koşullarda kusurlu işçiye karşı tazmin talebi ileri sürmesi mümkündür. Ancak bu sorumluluk ilkesi, işverene trafik cezasını doğrudan ücret bordrosuna kesinti olarak yansıtma yetkisi vermez.

Burada hakkın varlığı ile hakkın kullanılma yöntemi birbirinden ayrılmalıdır. İşveren, işçinin kusurlu olduğunu ve bu kusur nedeniyle bir zarar doğduğunu ileri sürebilir; fakat bunu işçinin açık rızası veya yargı kararı olmaksızın ücrete el koyarak tahsil edemez. İş hukukunun ücretin korunmasına ilişkin hükümleri, işverenin alacağını kendi kararıyla maaştan düşmesini önemli ölçüde sınırlar.

Ayrıca TBK m. 400/2 gereği işçinin sorumluluğunun kapsamı belirlenirken işin niteliği, işçiden beklenebilecek özen ve işçinin nitelikleri dikkate alınır. Yoğun trafik temposu, gerçekçi olmayan teslim süreleri veya baskı altında yürütülen çalışma düzeni gibi koşullar, her trafik ihlalinin doğrudan ve tamamen işçiye kusur olarak yüklenmesini engelleyebilir.

Maaştan İzinsiz Trafik Cezası Kesintisi Neden Hukuka Aykırıdır?

İşçinin ücretinden tek taraflı trafik cezası kesilmesinin önünde, birbirini tamamlayan birden fazla koruyucu kural vardır. Bu kuralların ortak amacı, işçinin ücretinin işveren tarafından tek yanlı işlemlerle eksiltilmesini önlemek ve işçinin geçim kaynağını güvence altında tutmaktır.

Ücretin Tam Ödenmesi Esastır

4857 sayılı İş Kanunu m. 32’ye göre ücret ve para ile ölçülebilen menfaatlerin tam olarak ödenmesi esastır. İşçinin çalışmasının karşılığı olan ücretin eksik ödenmesi, kural olarak hukuka aykırı sonuç doğurur. Trafik cezası adı altında yapılan kesinti de işçinin ücretinde azalmaya yol açtığı için bu koruma kapsamında değerlendirilir.

Ücretten Eksiltme Yasağı Vardır

İş Kanunu m. 62, işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılamayacağını düzenler. Bu hüküm, işverenin ücret üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceğini gösterir. Bu nedenle “araç cezası”, “trafik cezası”, “kurum zararı” veya benzeri bir açıklamayla maaştan yapılan kesintinin, kanuni dayanak ve geçerli usul bulunmadıkça hukuka uygun kabul edilmesi mümkün değildir.

İşçinin Rızası Olmadan Takas Yapılamaz

TBK m. 407/2, işverenin işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemeyeceğini açıkça düzenler. Bu kuralın istisnası ise oldukça sınırlıdır: İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zararlardan doğan alacaklar, ancak ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir.

Bu düzenleme işçi lehine güçlü bir koruma sağlar. Rıza yoksa, takasın yapılabilmesi için zararın kasten verilmiş olması, bu durumun yargı kararıyla sabit bulunması ve kesintinin yalnızca ücretin haczedilebilir dörtte birlik kısmı ile sınırlı kalması gerekir. Ayrıca TBK m. 407/3, ücretin işveren lehine kullanılacağına ilişkin anlaşmaları geçersiz sayar.

Trafik ihlallerinin büyük çoğunluğu taksirli, yani dikkatsizlik veya tedbirsizlikten kaynaklanan ihlallerdir. TBK m. 407/2’deki istisna ise kasten verilen ve mahkeme kararıyla sabit zararlara ilişkindir. Bu nedenle sıradan bir trafik cezasında, işverenin işçinin maaşından tek taraflı takas veya kesinti yapması çoğu durumda baştan mümkün değildir.

Ücret Kesme Cezası, İşverenin Ödediği Trafik Cezasını Tahsil Etme Yolu Değildir

İş Kanunu m. 38’de düzenlenen ücret kesme cezası, işverenin ödediği trafik cezasını kendi kasasına geri almasını sağlayan bir tahsil yöntemi değildir. Bu hüküm, ancak sözleşme veya toplu iş sözleşmesinde gösterilen sebeplerle uygulanabilen bir disiplin yaptırımı niteliğindedir.

Ücret kesme cezasının uygulanabilmesi için işçiye sebepleriyle birlikte derhal bildirim yapılması gerekir. Ayrıca kesinti ayda iki gündelikten fazla olamaz ve kesilen tutar işverenin hesabına değil, işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için Bakanlık hesabına yatırılır. Dolayısıyla İş Kanunu m. 38 dahi, işverenin ödediği trafik cezasını işçinin maaşından alarak kendisine kazandırmasına imkân vermez.

Yargıtay Kararlarında Maaştan Trafik Cezası Kesintisi

Yargıtay kararları, işçinin ücretinden rıza veya yargı kararı olmadan kesinti yapılamayacağı ilkesini istikrarlı biçimde vurgular. Bu kararlar aynı zamanda, işçinin kusurunu ve kesintiye konu zararın nedenini ispat yükünün işverende olduğunu gösterir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2018/3621, K. 2018/12259 sayılı kararında, işçinin rızası dışında veya yargı kararı olmaksızın ücretinden kesinti yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Somut olayda işverenin kurum zararı gerekçesiyle kıdem tazminatından yaptığı tek taraflı kesinti, yasal dayanaktan yoksun bulunmuştur.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin E. 2013/1537, K. 2013/30588 sayılı kararında ise işveren, ödediği trafik cezalarını işçiden tahsil etmek istemiş; ancak yalnızca ödeme makbuzlarını sunmuştur. Bu belgelerde ihlalin niteliği ve hangi trafik kuralının ihlal edildiği yer almadığından, Daire ispat yükünün işverende olduğunu vurgulamış ve işçinin kusuru ile cezanın sebebi ortaya konulmadan tahsile karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Bu karar, ödeme makbuzunun tek başına işçinin sorumluluğunu ispatlamaya yetmeyeceğini göstermesi bakımından önemlidir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2017/12386, K. 2019/18266 sayılı kararında, ceza tutanağında sürücünün işçi olduğu ve illiyet bağının sabit görüldüğü durumda işçinin sorumluluğu kabul edilmiştir. Ancak burada da işveren, sorumluluğu doğrudan maaştan kesinti yaparak değil, dava yoluyla ileri sürmüştür. Karar ayrıca, trafik cezasına sebebiyet verilmesinin haklı fesih sayıldığı varsayımında bile altı işgünlük hak düşürücü sürenin ve ölçülülüğün gözetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu içtihat çizgisi, işverenin “cezayı ben ödedim, bu nedenle maaştan düşerim” anlayışının hukuken yeterli olmadığını gösterir. İşveren, işçinin kusurunu, ihlalin niteliğini, zararla işçi davranışı arasındaki illiyet bağını ve kesinti için gerekli hukuki dayanağı somut biçimde ortaya koymak zorundadır.

Maaştan İzinsiz Trafik Cezası Kesilirse İşçi Ne Yapabilir?

İşçinin açık ve yazılı rızası ya da bir mahkeme kararı bulunmadan maaştan trafik cezası kesilirse, bu kesinti hukuka aykırı nitelik taşıyabilir. Böyle bir durumda işçinin hem kesilen tutarın iadesini isteme hem de ücretin eksik ödenmesi nedeniyle haklı fesih yoluna başvurma imkânı gündeme gelir.

Kesilen Tutar Faiziyle Geri İstenebilir

Hukuka aykırı şekilde yapılan trafik cezası kesintisi, eksik ödenmiş ücret niteliğindedir. İşçi, maaşından kesilen tutarın kendisine geri ödenmesini ve bu tutara gecikme faizi uygulanmasını talep edebilir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi İş Kanunu m. 32/son uyarınca beş yıldır. İş sözleşmesi devam ederken de işçi, kesilen tutarın iadesini isteyebilir.

Haklı Fesih ve Kıdem Tazminatı Gündeme Gelebilir

İşveren açısından çoğu zaman gözden kaçan en önemli sonuç, izinsiz maaş kesintisinin işçiye haklı nedenle fesih imkânı verebilmesidir. İş Kanunu m. 24/II-(e) uyarınca, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez ya da ödenmezse işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.

Ücretten hukuka aykırı kesinti yapılması, ücretin eksik ödenmesi anlamına gelir. Bu nedenle işçi, şartları oluştuğunda iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatı talep edebilir. Böylece işveren, küçük bir trafik cezası tutarını maaştan kesmek isterken daha yüksek bir kıdem tazminatı riskiyle karşılaşabilir.

Haklı Fesihte Ücret Kavramı Geniş Değerlendirilir

Yargıtay uygulamasında İş Kanunu m. 24/II-(e) bakımından ücret yalnızca temel maaşla sınırlı görülmez. İkramiye, prim, sefer veya yol primi, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretleri gibi kalemler de geniş anlamda ücret kapsamında değerlendirilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/12865, K. 2015/26709 sayılı kararında sefer priminden yapılan kesinti bu çerçevede ele alınmıştır. Bu yaklaşım, yalnızca temel maaştan değil, ücret niteliğindeki diğer kalemlerden yapılan hukuka aykırı kesintilerin de haklı fesih bakımından önem taşıyabileceğini gösterir.

İspat Yükü İşverendedir

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2020/1521, K. 2020/6778 sayılı kararında da aynı ilke vurgulanmıştır. İşveren, işçinin ücretini eksik ödeyemeyeceği gibi, yazılı muvafakat olmadıkça ücretten kesinti de yapamaz. Ücretin tam ödenmemesi İş Kanunu m. 24 kapsamında işçiye haklı fesih imkânı verir ve ödemenin yapıldığını yazılı delille ispat yükü işverendedir.

Bu nedenle işveren, maaştan kesinti yapmışsa yalnızca bordroda bir kesinti kalemi göstermesiyle yetinemez. Kesintinin hukuki dayanağını, işçinin açık yazılı rızasını veya yargı kararını; ayrıca cezanın işçinin kusurundan kaynaklandığını ortaya koymak zorundadır.

İşçinin Atması Gereken Pratik Adımlar

İşçi maaşından izinsiz trafik cezası kesildiğini fark ettiğinde, öncelikle bu durumu yazılı şekilde tespit etmelidir. Kesintinin hangi bordro döneminde, hangi tutarda ve hangi gerekçeyle yapıldığının belirlenmesi önemlidir. İşçinin bu konuda yazılı başvuru yapması ve kesintinin iadesini istemesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkta ispat bakımından yararlı olur.

Haklı nedenle fesih düşünülüyorsa, fesih bildiriminin yazılı yapılması ve fesih sebebinin açık biçimde belirtilmesi gerekir. Noter ihtarnamesiyle yapılan bildirim, kesintinin ve fesih nedeninin somutlaştırılması bakımından güçlü bir ispat aracı olabilir. Fesihten önce kesintinin iadesinin istenmesi de sürecin daha sağlam bir zemine oturmasına katkı sağlar.

İşveren Trafik Cezasını İşçiden Hukuka Uygun Şekilde Nasıl Talep Edebilir?

İşverenin, işçinin kusuruyla doğduğunu düşündüğü trafik cezası tutarını hiçbir şekilde talep edemeyeceği söylenemez. Ancak bu talep, işçinin maaşına tek taraflı şekilde el konularak değil, hukuka uygun yöntemlerle ileri sürülmelidir.

İşveren, somut olaya ilişkin açık ve yazılı muvafakat alabilir. Ancak iş ilişkisinin başında alınan genel ve soyut feragat veya kesinti onaylarının, ücretin korunmasına ilişkin hükümler karşısında geçerli sayılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle rızanın belirli, açık ve somut olaya ilişkin olması önem taşır.

Bunun dışında işveren, işçinin kusurunu ve illiyet bağını ispatlayarak dava açabilir ya da işçinin açtığı alacak davasında takas-mahsup def’i ileri sürebilir. Bu yolların tamamında ispat yükü ve hukuki risk işveren üzerindedir. İşveren, trafik cezasının yalnızca ödendiğini değil, işçinin kusurundan doğduğunu da ortaya koymalıdır.

Sonuç: Trafik Cezası Maaştan Tek Taraflı Kesilemez

Trafik cezası işçinin maaşından kesilir mi sorusunun cevabı kural olarak hayırdır. İşveren, işverene ait araçla yapılan trafik ihlali nedeniyle ödediği idari para cezasını, işçinin açık ve yazılı rızası ya da bir yargı kararı olmadan maaştan tek taraflı kesemez. Taksirli olağan ihlallerde TBK m. 407/2’de aranan “kasten sebebiyet verme” şartı çoğunlukla gerçekleşmediğinden, tek taraflı takas yolu da büyük ölçüde kapalıdır.

Bu şartlar oluşmadan yapılan kesinti, işçinin lehine önemli sonuçlar doğurabilir. İşçi kesilen tutarı faiziyle geri isteyebilir; ücretin eksik ödenmesi nedeniyle İş Kanunu m. 24/II-(e) uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir. İşveren ise işçinin kusurunu, illiyet bağını ve kesintinin hukuki dayanağını ispatlamakla yükümlüdür.

Bu nedenle maaşından izinsiz trafik cezası kesilen işçinin, bordro ve ödeme kayıtlarını saklaması, kesintiyi yazılı biçimde tespit etmesi ve hak kaybı yaşamamak için süreci bir avukatla değerlendirmesi yerinde olacaktır.

Trafik Cezası Maaş Kesintisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İşveren trafik cezasını işçinin maaşından kesebilir mi?
Kural olarak hayır. İşçinin açık ve yazılı rızası veya bir mahkeme kararı olmadan işçinin ücretinden tek taraflı trafik cezası kesintisi yapılamaz. Bu konuda İş Kanunu m. 32, İş Kanunu m. 62 ve TBK m. 407/2 birlikte değerlendirilir.
İşçinin rızası olmadan maaştan kesinti yapılırsa ne olur?
Rıza veya yargı kararı olmadan yapılan kesinti hukuka aykırı kabul edilebilir. İşçi, kesilen tutarı faiziyle geri isteyebilir ve ücretin eksik ödenmesi nedeniyle İş Kanunu m. 24/II-(e) uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.
Maaşımdan izinsiz trafik cezası kesildi, ne yapmalıyım?
Öncelikle kesintinin yapıldığı bordro ve banka ödeme kayıtları saklanmalıdır. Durum yazılı şekilde tespit edilmeli, mümkünse kesintinin iadesi yazılı olarak istenmelidir. Haklı fesih veya alacak davası düşünülüyorsa sürecin hukuki destekle yürütülmesi hak kaybını önlemeye yardımcı olur.
İşveren trafik cezasını işçiden hiç talep edemez mi?
İşverenin talep hakkı tamamen ortadan kalkmış değildir. Ancak bunu maaştan doğrudan kesinti yaparak değil, somut olaya ilişkin açık yazılı muvafakat alarak ya da işçinin kusurunu ve illiyet bağını ispatlamak suretiyle dava veya takas-mahsup def’i yoluyla ileri sürmesi gerekir.
Ücretten haksız kesinti kıdem tazminatı hakkı verir mi?
Evet. Ücretin eksik ödenmesi veya ücret niteliğindeki prim, fazla mesai, tatil ücreti gibi kalemlerden hukuka aykırı kesinti yapılması, şartları oluştuğunda işçiye haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı hakkı verebilir.

UYARI

Bu yazı, trafik cezası maaş kesintisi, ücretten eksiltme yasağı, işverenin rücu hakkı ve haklı fesih süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın koşulları farklılık gösterebilir. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. Hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Yazıdaki bilgilerde zaman içinde yasal değişiklikler meydana gelebileceğinden, güncelliği ayrıca kontrol edilmelidir. Yazımız hakkındaki soru ve görüşleriniz için iletişim sayfamızdaki kanallardan ya da sohbet butonundan bize ulaşabilirsiniz.

Scroll to Top