Arabuluculuk Anlaşmasındaki Bedel Ödenmezse Ne Yapılır?

Arabuluculuk masasında uzun görüşmeler sonunda bir rakamda uzlaştınız, anlaşma belgesi imzalandı ve “artık bu iş bitti” dediniz. Ancak kararlaştırılan ödeme günü geldi, geçti; karşı taraftan ne bir havale var ne de bir açıklama. Uygulamada en sık karşılaştığımız sorulardan biri tam olarak budur: Arabuluculukta anlaşma olmasına rağmen ödeme yapılmazsa ne olur?

İyi haber şu: Usulüne uygun düzenlenmiş bir anlaşma belgesi, çoğu durumda yeniden dava açmanıza gerek kalmadan doğrudan icraya konulabilir. Ancak bunun için belgenin kimler tarafından imzalandığı ve içeriğinin nasıl yazıldığı belirleyicidir. Bu yazıda, ödeme yapılmadığında izlenecek yolları adım adım anlatıyoruz.

İçindekiler9 bölüm

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Hukuken Ne İfade Eder?

Arabuluculuk sonunda tarafların vardığı uzlaşma, bir anlaşma belgesi ile kayıt altına alınır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesine göre anlaşmanın kapsamını taraflar belirler ve belge taraflar ile arabulucu tarafından imzalanır.

Aynı maddenin beşinci fıkrası çok önemli bir sonuç bağlar: Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Yani işçilik alacağı, kira bedeli ya da ticari bir alacak için anlaştıysanız, kural olarak aynı alacağı baştan dava edemezsiniz; artık elinizdeki dayanak anlaşma belgesinin kendisidir. Karşı taraf ödemediğinde yapılacak iş, bu belgeyi icraya koymaktır.

Anlaşma Belgesi Ne Zaman “İlam Niteliğinde” Sayılır?

İcra hukukunda en hızlı yol ilamlı icra takibidir. Arabuluculuk anlaşma belgesi, aşağıdaki iki yoldan biriyle bu niteliği kazanır:

1. Taraflar, avukatları ve arabulucu birlikte imzalamışsa

6325 sayılı Kanun m.18/4’e göre, kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, ayrıca mahkeme onayı aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun imzası yeterlidir.

Burada imza zinciri eksiksiz olmalıdır. Yargıtay, yalnızca taraf vekilleri ile arabulucunun imzaladığı, ancak asılların imzalamadığı bir işçilik alacağı anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10.10.2022 T., 2022/12111 E., 2022/11575 K.).

2. Mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınmışsa

Taraflardan birinin avukatı yoksa veya imzalardan biri eksikse belge kendiliğinden ilam niteliği kazanmaz. Bu durumda icra edilebilirlik şerhi istenebilir. Dava açılmadan önce yapılan arabuluculukta bu talep, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine; dava sürerken arabuluculuğa gidilmişse davanın görüldüğü mahkemeye yapılır (m.18/2).

Şerh incelemesi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden yapılır; mahkeme yalnızca anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına bakar. Başvuru maktu harca tabidir. Şerhi içeren anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır.

Ödeme Yapılmazsa İzlenecek Yol: İlamlı İcra Takibi

Elinizdeki belge ilam niteliğindeyse süreç şu şekilde işler:

  • Takip talebi: Anlaşma belgesi ve varsa şerh kararı ile icra dairesine başvurulur.
  • İcra emri: İcra dairesi borçluya bir icra emri gönderir. İcra ve İflas Kanunu m.32 uyarınca borçluya, borcu yedi gün içinde ödemesi; ödemezse cebri icraya geçileceği ve mal beyanında bulunması gerektiği ihtar edilir.
  • Sınırlı itiraz imkânı: İlamsız takipten farklı olarak borçlu, basit bir “borcum yok” itirazıyla takibi durduramaz. İİK m.33’e göre ancak borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla ve belirli belgelerle icra mahkemesine başvurabilir.
  • Haciz ve satış: Süre içinde ödeme yapılmazsa borçlunun banka hesapları, maaşı, araçları ve taşınmazları üzerinde haciz işlemlerine geçilir.

İlamlı takibe dayanak yapılan belge bakımından zamanaşımı da alacaklı lehinedir: İİK m.39’a göre ilama dayalı takip, son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Belge İlam Niteliğinde Değilse Ne Olur?

Asılların imzası eksikse ve şerh de alınmamışsa bu, hakkınızın kaybolduğu anlamına gelmez. Bu durumda iki seçenek öne çıkar:

  • Önce şerh almak: Sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınarak belge ilam niteliğine kavuşturulur ve ardından ilamlı takip yapılır. Çoğu durumda en güvenli ve hızlı yol budur.
  • İlamsız takip ve itirazın iptali: Anlaşma belgesine dayanılarak genel haciz yoluyla takip başlatılabilir. Borçlu itiraz ederse takip durur; alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67). Borçlunun itirazı haksız bulunursa, talep üzerine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

Yargıtay, yukarıda anılan kararında ilam niteliği taşımayan anlaşma belgesiyle ilamsız takip yapılmasında alacaklının hukuki yararı bulunduğunu, mahkemenin işin esasına girerek karar vermesi gerektiğini kabul etmiştir.

İşçi–işveren uyuşmazlıklarında dikkat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1’e göre işçi ve işveren alacağı ile ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında da arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle işçilik alacağına ilişkin anlaşmalarda, ilamsız takip yerine belgenin baştan ilam niteliğinde düzenlenmesi ya da şerh alınması süreci ciddi biçimde kısaltır.

Anlaşma Metni Nasıl Yazılmalı? Eda Hükmünün Önemi

İmzalar tam olsa bile belgenin içeriği icraya elverişli değilse ilamlı takip yapılamaz. İlamlı takibe konu olabilmesi için belgede açık bir eda hükmü; yani kimin, kime, neyi ve ne zaman ödeyeceğini gösteren kesin bir ifade bulunmalıdır.

Yargıtay, icra edilebilirlik şerhi verilmiş olmasına rağmen alacağı bir şarta bağlayan ve eda hükmü içermeyen anlaşma belgesinin ilamlı takibe konu edilemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 26.09.2022 T., 2022/9143 E., 2022/9318 K.). Yani şerh, belgenin her koşulda icra edileceği anlamına gelmez.

Bu nedenle anlaşma belgesinde şu unsurların açıkça yer alması büyük önem taşır:

  • Ödenecek tutarın net rakamla ve para birimiyle yazılması,
  • Kesin ödeme tarihi veya taksit tarihleri,
  • Ödemenin yapılacağı hesap bilgisi (IBAN),
  • Taksitli ödemelerde bir taksitin ödenmemesi hâlinde kalan borcun tamamının muaccel olacağı kaydı,
  • Gecikme hâlinde uygulanacak faiz ve varsa cezai şart,
  • Tarafların, avukatlarının ve arabulucunun eksiksiz imzaları.

Hukuk Genel Kurulu da anlaşma belgesinin usul hukukuna ilişkin sonuçlar doğurabilmesi, yani şerh alınabilmesi veya ilam niteliği kazanabilmesi için Kanun’daki şekil kurallarına uyulması, özellikle arabulucu ve tarafların imzasının bulunması gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.05.2025 T., 2024/499 E., 2025/329 K.).

Gecikme Faizi İstenebilir mi?

Anlaşma belgesinde ödeme günü belirlenmişse borçlu, ayrıca ihtar gerekmeksizin bu günün geçmesiyle temerrüde düşer (Türk Borçlar Kanunu m.117/2). Belgede faiz oranı kararlaştırılmışsa bu oran, kararlaştırılmamışsa mevzuatta öngörülen temerrüt faizi uygulanır (TBK m.120). Yasal faiz düzenlemesi değiştiğinden, güncel oranlar için yasal faizdeki yeni döneme ilişkin yazımıza göz atabilirsiniz.

Ancak ilamlı takipte icra dairesi, belgede yazmayan bir hususu yorum yoluyla ekleyemez. Faiz başlangıcı ve oranı belgede açıkça yazılmamışsa tartışma çıkabilir; bu da anlaşma metninin özenle hazırlanmasının bir başka nedenidir.

Anlaşmadan Dönüp Eski Alacağı Dava Edebilir miyim?

Kural olarak hayır. 6325 sayılı Kanun m.18/5 gereği üzerinde anlaşılan hususlar için yeniden dava açılamaz; karşı tarafın ödeme yapmaması, anlaşmanın geçersiz olduğu anlamına gelmez. Talep edilmesi gereken, anlaşmada kararlaştırılan edimin ifasıdır. Anlaşmanın hata, hile veya korkutma gibi irade sakatlıkları nedeniyle ortadan kaldırılması ise ayrı bir konudur; ayrıntıları Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İptali başlıklı yazımızda ele aldık.

Sonuç

Arabuluculukta varılan anlaşma, karşı taraf ödeme yapmadığında da güçlü bir güvence sağlar; yeter ki belge doğru kişilerce imzalanmış ve açık bir eda hükmü içerecek şekilde yazılmış olsun. İmzalar tamsa ilamlı icra takibiyle yedi günlük ödeme süresinin ardından haciz aşamasına geçilebilir; eksikse icra edilebilirlik şerhi alınarak aynı sonuca ulaşılabilir. Arabuluculuk masasına avukatınızla oturmanın en somut faydası da burada ortaya çıkar: Sadece uzlaşmayı değil, uzlaşmanın tahsil edilebilirliğini de güvence altına almak.

Arabuluculuk Anlaşması Ödenmezse Ne Yapılır Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculukta anlaştık ama işveren ödemiyor, tekrar dava açmam gerekir mi?
Hayır. Anlaşma belgesi taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanmışsa doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz. Avukat imzası yoksa önce sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
İcra edilebilirlik şerhi nereden ve ne kadar sürede alınır?
Dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapıldığından süreç genellikle kısa sürer; süre mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Borçlu ilamlı takibe itiraz edebilir mi?
Borçlu yalnızca borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla ve kanunda aranan belgelerle icra mahkemesine başvurabilir (İİK m.33). Basit bir itirazla takip durmaz.
Taksitlerden biri ödenmezse tüm borç istenebilir mi?
Anlaşma belgesinde “bir taksitin ödenmemesi hâlinde kalan borcun tamamı muaccel olur” kaydı varsa evet. Bu kayıt yoksa kural olarak yalnızca vadesi gelen taksitler için takip yapılabilir.
Anlaşma belgesine dayalı icra takibinin zamanaşımı ne kadardır?
İlama dayalı takip, son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m.39).

UYARI

Bu yazı; arabuluculuk anlaşma belgesinin ödenmemesi, icra edilebilirlik şerhi, ilamlı ve ilamsız takip, faiz ve zamanaşımı hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın koşulları ve belge içeriği farklıdır. Burada yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Hak kaybı yaşamamak için belgenizi uzman bir avukata inceletmeniz önerilir. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir. Güncel durumun değerlendirilmesi veya yazı hakkındaki sorularınız için iletişim sayfamızdaki kanallardan ya da sohbet butonundan bize ulaşabilirsiniz.

Avukat Veysel Meral

Yazar: Av. Veysel Meral

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Kocaeli Barosuna kayıtlı olarak Gebze’de avukatlık yapmaktadır. SMK Hukuk Bürosunun kurucu ortağı olarak özellikle iş hukuku ile icra ve iflas hukuku alanlarında hukuki destek sağlamaktadır.

WhatsApp İle Ulaşın
Yukarı Çık